Made with Tripod.com

mor'a dogru

Home
MOR'A DOGRU BiLDiRi
kavramlar: bildiriyi anlamak
inisiyatik bilgi
bilgi ve vizyon
metafizik
fi'l ilahiyyat: metafizik
kendini bil
hakikat nedir
bilgelik
bireysellik
PERSPEKTiF-METiNLER
tradisyon:1.gelenek üstüne
tradisyon:2.gelenegi anlamak
tradisyon:3.gelenege karsi adet
hermetizm
hermescilik hakkinda (YENi)
dini SINIRLARI asmak
MODERNiZM
modern bilim ve insanin düsüsü
modernizm ve islam
cagin ruhu
cagdas dunyada kutsal (YENi)
KOZMiK UYUM UYGULAMALARI
nefisini bilen rabbini bilir...(YENi)
rüya ve gerçek (YENi)
kozmik uyum:1.mistisizm
iman ve ibadet
yoga
halidi hikmet
SiSTEMiN SESLENiSi
tanridan Allah'a...
hakikat yolculari
1:mevlana
2:muhyiddin ibn arabi
iSARETLER
isaretler:sayilar alemi
1:ebced hesabi
ezoterik ögretiler
1:ezoterizmi anlamak
guncel:1
KADiM DOGU
1:budizmin dogasi ve ogretileri
kadim dogu:2 hint tradisyonu
1:taoizm
2:yoga
bhagavat-gita
kadim dogu:3 islam tasavvufu
tasavvuf nedir?
tasavvufta varolus mertebeleri...
2:tasavvufi kavramlar a: irsad-mürsid
...
FUTUHAT-I SEMAVAT
trajedi asri
insana dair
futuhat- mekkiyye'ye serh: rab ve kul
caglar ogretisi ve kozmoloji
kiyamet alametleri
modernizmde islam ve muhafazakarlik (YENi)
MUKASEFET'UL SEMAVAT
yol yanginlari
bilgi ve insan
tasavvuf
hakikat
yasa ve seriat (YENi)

Halk "ben Hakk'ım" demeyi büyük dava sanır, halbuki "ben kulum" demek daha büyük bir davadır.
                                                                                                                      Celaleddin Rumi

kpr.jpg
var edenin ismiyle oku!

BU SiTE ARTIK GUNCELLENMEYECEKTiR...
sitemiz taşınmıştır...

yeni sitemiz...mor'a doru için tklayn: www.moradogru.org

iletişim adresi: e-mail: es_semavi@yahoo.com
                              msn: es_semavi@hotmail.com

bhagavat-gita'dan seçme ifadeler...ramana samadhi (YENi)

rüya ve gercek...toshihiko izutsu (YENi)

nefsini bilen rabbini bilir...toshihiko izutsu (YENi)

yasa ve seiat...es'semavi (YENi)

cagdas dunyada kutsal...mircea eliade >>> (YENi)

Türkçe çerikli Web Siteleri

>>>>>>>kitap tanıtımı<<<<<<<

bagavatgita.jpg

Bhagavatgita ezoterik bir talimattır. Mahabarata Destanının bir bölümü olan bu meetin insan ruhunun beden içindeki macerasını, mücadelesini, kendini tanıma yolunda verdiği savaşı simgesel olarak anlatmaktadır.

...

ruh ve madde yayinlari resmi web sitesi

insan yayinlari web sitesi

muhammedi cizgide evrensel hakikat arayisina DÖNÜK fikirleriyle ahmed hulusi'nin tüm yazilari...

http://tr.wikipedia.org/wiki/Rene_Guenon

Modernizme ve gelenege dönük etkin ve derin tespitleriyle René Guénonun (Seyh Abdulvahid Yahya) yazilari PERSPEKTiF-METiNLER de

isminiz:
E-mail adres:
sitemize dair fikriniz ya da bize iletmek istedikleriniz:
  

guncel: haberler ve ilginc linlkler...>>>

 * * * * * * * * * * * *
ERGUN CANDAN
   ve "KIYAMET
  ALAMETLERİ"
* * * * * * * * * * * *
Ergun Candan'ın hazırlamış olduğu kitapta öylesi yanlış birikimler ve değerlendirmeler tespit ettik ki bunun paylaşımının herkes için faydalı olacağını ve bu fırsatla da bir takım konular hakkında da fikirlerimizi ve tavrımızı ortaya koymayı gerekli gördük.
 
Bu konu başlığında neler bulacaksınız:
* Çağlar Öğretisi
* Kozmik Döngü ve Burçlar Kuşağı
* Altın Çağ - Demir Çağ
* Asli Düşüş Yasası
* İbadetlerin İç yüzü
* Yeni Çağ (Kova Devri)
* Hz. Adem Kimdi?
* Mehdi Ne Demektir?
* Astrolojinin İç yüzü
* Kutsal ve Modern Bilim
* Hz.İbrahim'in güneşe "rabbim" demesi
* İslam'da Kurban Kesimi
* Kandiller: Mübarek Geceler
* Namaz kaç vakittir?
* İslam ve Ezoterik Lisan
* Ezoterizm Ne Zaman Ortaya Çıktı?
* Kabir Ziyareti
* İslam ve Kur'an Sadece Araplara mı geldi?
* Yaradılış
* Reenkarnasyonun Aslı
* Spirtüalistler

...Dharma; sonsuzluğun üzerinde sonsuzluğa dahi yön veren değişmeyen kanunlar ve mutlak adaletin tecelli edişidir. Adalet ise her mananın açığa çıkardığı neticeden ibarettir. Dharma’nın yanı sıra bir de “svadharma” kavramı vardır ki bu da aynı yasanın beşeri-ferdi boyutta işleyişine verilen addır. Yani dharma kozmik varoluşun yasasıyken svadharma sadece bireysel varoluşun yasasıdır ki doğal olarak svadharma, dharma’nın işleyişiyle uyumludur. Şu halde bu iki kavramı biz; makrokozmik (dharma-namus) ve mikrokozmik (svadharma-defter) yasalar olarak anlayabiliriz ve aralarında ki ilişki de tam olarak budur.
Bunların yanı sıra bir de “karma” kavramı vardır ki hemen her mefhumu laçkalaştırma temayülünde olan bazı kesimlerce de bu kavram ya svadharma’nın yerine kullanılmıştır ya da olabilecek en seviyesiz manalar için kullanılmış ve birçoklarınca asla karşılığı olmayan “kötü kader” gibi ucube bir anlama kadar çekilmiştir. Karma, dharma’nın bir işlevidir ve genel anlamı çerçevesinde “nedensellik yasası” diyebileceğimiz bir anlamı vardır...

tamami için...>>>>>

es'semavi'nin diger yazilari için tklayin....futuhat-i semavat

***** MOR'A  DOĞRU  FORUM  SAYFASI *****

mor'a doğru forum sayfamız açılmıştır...
 

mor'a dogru forum sayfasi: fikir alemine giris için tiklayin...

BAŞKA HAYATLAR VAR DİLİMİN UCUNDA

Hiçbir doğumun geç olmadığı gibi hiçbir ölüm de erken değil: bir gün bir yerlerde hep birileri çekilir hayattan ve her gün her yerde herkes katılır hayata.
Başka hayatlar var dilimin ucunda: her ölümle başlayan yeni bir diriliş, her zorlukla gelen kolaylık gibi. Bugün elimde ay vardı yarın yeniden güneş olacak ve ertesi gün tekrar dönecek Merkür üçüncü evime ve bugün dudaklarımda buğulanıp çıkan nefes tekrar girecek içime…
Her evren en büyük olduğu genişlemede yeniden bir noktadır artık…
Hiç tanımadığım bir yolcu, trenin penceresinden süratle geçen mekana bakarak zamanın akışını sorguladığım bir sıra “bugün dündür ve sen yarındasın hala” demişti, bir gün kendi kendine…
O gün dündü gerçekten ve ben hayallere kapılmıştım zaman-mekan sorgulamasında: Tren hızlandıkça zamanın ne kadar yavaş olduğunu görüyor ve mutlak bir hızda zamanın olamayacağını düşünüyordum o sıra. Mutlak hızın ise tek koşulu zamansızlıktı; yani bugün dün olmalı ve yarın hiç olmamalıydı…
Kendime ait tüm gözlerimse sadece gelecekten geçmişe bir bakış kıymetindeydi; her şeyi oluş ve bitişlerine bakıp fark etmek ve o halleriyle anlamaya çalışmak yani kişi ne düşünürse düşünsün sadece geçmişi görüyordu…
Oldu ve bitti…
Hazmı ne kadar zor gelse de olan da biten de hepteydi; hep burada ve şimdide…
Başka hayatlar var bu yüzden dilimin ucunda: her hamlesi farklı oynanmış oyunlar ve her hamleyle yeniden başlayan hayatlardı bunlar…
Küçükken tüm hayatımın, ahiret sorgulamasında bir yeniden hatırlamadan ibaret olduğunu düşünürdüm…
Sorular biriktirdim:
1.Mekan bölünebilir mi? Evet, bunun için bir vehim yeter: sınırlandırma vehmi. Tüm eşya bir mekanla tasvir edilebilir; elma ağaçtadır, başkası tabakta, bazısı dolapta. Tekrar sorarım: Mekan bölünebilir mi? Şurayla burası aslında biraz yukardan bakınca aynı mekan değil miydi… Ben Ankara’daydım O Aydın’da: Başkaları için ikimizde Anadolu’daydık ve O’nun için hepimiz dünyadaydık…
2. Hiçbir şey için birden çok mekan yoktur. Bir elma ya sepettedir ya ağaçta ya da başka bir yerde… Elmalar hep başka başka yerlerde duruyor, ya elma… elmanın kendisi nerede?

Zamanı böler insan, başlangıçlar, süreklilikler ve bitişler icat eder durmadan: prehistorik insanlık, cilalı taş devri, erken Rönesans, yeni çağ, cilalı imaj devri…
Tüm dilimler zamanın aslına aittir: tüm zamanlar zamanın kendisidir, tüm elmalar da elmanın kendisi ve hepsi mekanın kendisi olan mekan gibi bölünürler durmadan…
Her zaman başkaları için hep aynı zamandır…
Bir yere gideceksem genelde gecikirim; geç kalmak nedir? Olunması gereken yerde olunması gereken zamanda olamamaktır: bu neden yadırganır? Olmayan herhangi bir şeyden, herhangi birisi sorumlu tutulabilir mi? Kanatlı atların olmamasıyla, olunması gereken yerde olunması gereken zamanda olmamak arasında ne fark vardır? Hiç: çünkü ikisi de hiçtir…
Güneş doğar ve biz ona sabah deriz, oysa zaman değişmemiştir, bölünmemiştir; sadece güneş doğmuştur…
Zaman tümdür, bölünmezdir, yektir…
Ya mekan: tüm mekanlar bir şeye ait oluşun kesişim noktaları toplamıdır; içinde bulunduğum oda sadece bana ait bir oluşla ortaya çıkan mekan kesişimi değil midir?
Öyleyse bir mekan sadece bir şey açısından var kabul edilebilir… Mekan diye bir şey var ise; mekanın mekanı neresidir…
Olanın olmaktan başka bir seçeneği yok: olmak gerçekte tüm oluşların aslı olarak olmuştur bir kez. Mekanın şeye ait oluşu gibi olmak’ın da şeye ait olduğu buradan çıkıyor…
O halde olmak nasıl olabilir?
Her şey dört tarafı yoklukla çevrilmiş varoluş adası: şey-olmak-zaman-mekan…
Hiçbiri yok ama varoluş var…
Ve her varoluş tamamen yoklukla çerçevelenmiştir; onu var eden de gerçekte bu yokluktur: yoksa varlığın kendisi de yoktur…
Bu ise yoklukla hiçliğin ayrıştığı yer; yokluk varlık ile mümkündür ve sadece varlığı ortaya koyan ilke ile daimdir, oysa hiçlik varlığı da reddedip sadece kendisi yani hiç olandır… (olandır ifadesi sözün gereği yoksa olan bir hiçlikten de söz edilemez…)
Bu yüzden başka hayatlar var dilimin ucunda: olduğum, olmadığım, aktığım, donduğum hayatlar…
Her yaprak ağacın yeşilini aldığı gibi verir ve ben her hayatta başka bir yaprak oldum başka bir yeşillikte başka hayatlarda…
… zaman da benim, mekan da ve eşya da…
Ben olanım ve olmayanım…
es'semavi...

caglar ogretisi ve kozmoloji

kiyamet alametleri

kandil.gif

es'semavi:

sitenin fonunda çalan müzik Peter Gabriel'in "Open" adlı parçasıdır.